6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 maddesinde ” İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;

Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar”

Ayrıca ilgili kanun kapsamında çıkarılan 28 Temmuz 2013 tarih 28721 sayılı ÇALIŞANLARIN GÜRÜLTÜ İLE İLGİLİ RİSKLERDEN KORUNMALARINA DAİR YÖNETMELİK kapsamında ;”İşveren, çalışanların maruz kaldığı gürültü düzeyini, işyerinde gerçekleştirilen risk değerlendirmesinde ele alır ve risk değerlendirmesi sonuçlarına göre gereken durumlarda gürültü ölçümleri yaptırarak maruziyeti belirler” denmektedir.
İlgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda işletmelerin risk analizi yaptırması ve gerekli bölümlerde gürültü ölçümü yaptırarak risk alanlarını belirlemesi gerekmektedir.Ayrıca maruz kalınan gürültü; titreşimle de ilgili olduğundan kişisel titreşim ve gürültü maruziyetlerinin ölçülmesi gerekmektedir.Ortam gürültü ve titreşim ölçümleri yeni makina ve ekipman eklenmesi ve ortamda yapılacak değişikliklerle yenilenmelidir.Gürültüye maruz kalan işçilerin Odiyometri ölçümleri periyodik olarak yaptırılarak kontrolünün sağlanması gerekmektedir.

Yapılan ölçümlerin yetkili firmalarca yapılması;alınacak tedbirlerin işlevselliğini ve yapılacak yatırımın uygunluğunu belirleyeceği gibi yasal sorumluluğun yerine getirilmesi açısındanda önemli olacaktır.Ayrıca yapılan odiyometrik ölçümlerin odiyometristlerce yapılması ve Kulak Burun Boğaz uzmanlarınca değerlendirilerek raporlandırılması şarttır.

Gürültü ölçümünün amaçları
  • Gelen bir şikayeti değerlendirme
  • Yasalara uygunluğu denetleme
  • Maruz kalan kişi sayısını belirleme
  • Araştırmalar
  • Kalibrasyon doğrulama
  • Arazi kullanım planlaması veya Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED)
  • Gürültü haritalama
  • Önlemlerin etkinliğini değerlendirme kapsamında yapılmaktadır.

Gürültü ne ile ölçülür?

Gürültü ölçümlerinde kullanılan başlıca sistemler ses ölçerler (sonometre), sürekli ölçüm/izleme sistemleri ve dozimetreler olarak sunulabilir. Çevresel gürültü ölçümlerinde genellikle ses ölçerler kullanılmaktadır.

Hangi durumlarda ölçüm yenilenmelidir?

Gürültüye maruziyetin aşağıdaki durumlara bağlı olarak değişim göstermesi halinde ölçümlerin tekrar edilmesi gerekmektedir.

  • Bir işletmede bulunan gürültü kaynaklarından herhangi birisinin kaldırılması veya yeni bir kaynağın daha faaliyete geçmesi.
  • İşletmenin Çalışma koşullarının değişerek gürültü seviyesinde büyük değişimler oluşturması.(Kapasitenin veya çalışma zaman dilimlerinin artması v.b.)
  • İşletmeye herhangi bir yapı elemanının eklenmesi veya kaldırılması (duvar, cam v.b.)
  • İşletme Gürültüsüne Maruz Kalan Alıcının Gürültü Kaynağına Bakan Cephedeki Kalma Seviyesindeki Artış (Gürültü Kaynağını gören alıcı cephesindeki alıcının daha uzun kalması)

Ses Seviyesi (dB) Örnekleri
  • 0 dB -İnsan kulağının duyabileceği seslerin başlangıç noktası
  • 10 dB – Yaprak hışırtısı
  • 30 dB – Fısıltı, sessiz konuşma
  • 50 dB – Yağmur sesi, bulaşık makinası sesi
  • 60 dB – Normal tonda konuşma sesi
  • 70 dB – Yoğun trafik sesi – elektrikli süpürge veya saç kurutma makinası sesi
  • 80 dB – Çalar saat sesi – metro sesi – fabrika gürültüsü
  • 90 dB – Çim biçme makinası sesi – yoğun trafik gürültüsü
  • 100 dB – Çöp kamyonu veya kar aracının çıkardığı ses
  • 110 dB – Elektrikli testere sesi
  • 120 dB – Uçağın havalanırken çıkardığı ses – gök gürültüsü
  • 130 dB – Delici çekiç sesi
  • 140 dB – Av tüfeğinin sesi
  • 180 dB – Roket atar sesi

Toz ölçümleri

Toz Genelikle tanecik büyüklügü 300 mikronun altında olan katı tanecikler için kullanılan genel bir sözcüktür. Daima hava veya baska bir gaz içinde karışım halinde bulunur . Görüş sahasını azaltmakta, çalısanları rahatsiz etmekte, iş randımanını düşürmekte, meslek hastalıklarına sebep olmaktadır. Solunum yoluyla akciğerlerdeki alveollere kadar ulaşan ve orada birikerek pnömokonyoz denilen toz hastalığı grubuna sebep olan tozların tape büyüklükleri 0,5-5 mikron arasindadir.
Kömür, tahta, ağaç, tahıl, mineraller, metaller, cevherler, maden ocaklarından çıkarılan taşlar gibi maddelerin elde edilmesi, taşınması, doldurulma ve boşaltılması, torbaların delinmesi, parçaların taşlanması, püskürtülmesi, öğütülmesi, ve bunlara benzer pek çok işler sonucu meydana gelen toz bu işlemlerin yapıldığı endüstri alanlarında periyodik olarak kontrol ettirilmelidir.

Ortam Toz Ölçümleri

Tesis çalışma alanının hava kalitesinin önemli parametrelerinden bir tanesi çalışma alanında bulunan toz konsantrasyonudur. Çalışma alanındaki toz konsantrasyonlarından dolayı oluşabilecek meslek hastalıklarının önüne geçebilmek için ortamdaki toz konsantrasyonlarının belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir.
Yaptığımız iç ortam toz ölçümlerini alınması gerekebilecek önlemleri ölçüm ve raporlarında hazırlanmaktadır. İç ortam toz ölçümleri dozimetrik ve lokal ölçümler olarak iki şekilde yapılmaktadır. Toz ölçümleri sonucunda hazırlanacak olan ölçüm raporları bağımsızlık ve gizlilik ilkeleri çerçevesinde tarafınıza en kısa sürede iletilmektedir.

İşyerlerinde her türlü işin kusursuz yapılabilmesi ve en önemlisi de iş görenlerin göz sağlığının korunması iyi bir aydınlatma tekniğini gerektirir. Aydınlatma öncelikle, yapılan iş ve işlemlerde kalite standartlarının gerektirdiği tüm detayın görülebilmesi için gereklidir. Çalışanların, optimal aydınlatma koşullarında çalıştırılması da onların göz sağlığı ve görme netliğini koruduğu için aynı amaca hizmet eder.

İyi bir aydınlatma düzeninin özellikleri:

Bir aydınlatma düzeninin niteliğini belirleyen faktörler:
  • Aydınlatma şiddeti
  • Eşdüzeyde aydınlatma
  • Işık yönü ile gölge etkisi
  • Işık dağılımı
  • Işıktan yararlanma
  • Göz kamaşmasının sınırlandırılması
  • Işığın rengi ve renksel yansıma

İşyerlerinde güvenli bir çalışma ortamı sağlanmasında, görsel işlerin kolaylıkla yapılmasında ve uygun bir görüş alanı oluşturulmasında en önemli faktörlerden biri aydınlatmadır. Güvenli çalışma ortamının sağlanması en önemli önceliklerden biridir ve iş güvenliği koşullarının iyileştirilmesi işyerindeki tehlikelerin görünür kılınması ile sağlanacaktır. Aydınlatmanın görsel etkisinin yanında çalışanın kendini iyi hissetmesi, moralinin yüksek olması ve yorgunluk hissetmemesi gibi biyolojik ve psikolojik etkileri de bulunmaktadır.

İşyerlerinde aydınlatma iş verimini de çok büyük ölçüde etkilemektedir. Aydınlatma öncelikle, yapılan iş ve işlemlerde tüm detayın görülebilmesi için gereklidir. İş sağlığı ve güvenliği açısından ise aydınlatmanın işin uygulanan kalite standartlarının gerektirdiği şekilde yapılmasını ve hata oranlarının azaltılmasını sağlamasının yanında iş kazalarının önlenmesinde de büyük bir etkisi bulunmaktadır.

Aydınlatma açısından uygun çalışma ortamı sağlanırken mümkün olduğu ölçüde gün ışığından faydalanılmalıdır. Bunun mümkün olmadığı durumlarda ilerleyen bölümlerde bahsedilen aydınlatma kriterlerine uygun bir yapay aydınlatma sistemi kurulmalıdır. Gün ışığı ve yapay aydınlatma sistemlerinin birlikte, dengeli olarak kullanılması uygulanabilirlik açısından en uygun çözümdür.

ÇALIŞMA ALANI VE YAPILAN İŞE GÖRE AYDINLATMA ŞİDDETİ TABLOSU

SIRA NO YAPILAN İŞ ÖNERİLEN AYDINLATMA ŞİDDETİ(LÜX)
1 AVLU, AÇIK ALANLAR, DIŞ YOLLAR, GEÇİTLER VB.YERLER 20
2 KABA MALZEMELERİN TAŞINMASI, DEPOLANMASI VB. KABA İŞERİN YAPILDIĞI YERLER İLE KORİDOR, YOL VE MERDİVENLER 50
3 KABA MONTAJ İŞLERİNİN YAPILDIĞI YERLER İLE KAZAN DAİRESİ, MAKİNE DAİRESİ, İNSAN VE YÜK ASANSÖRÜ KABİNLERİ, MALZEME STOK AMBARLARI, SOYUNMA VE YIKANMA YERLERİ, YEMEKHANE VE TUVALETLER 100
4 NORMAL MONTAJ, KABA İŞLERİN YAPILDIĞI TEZGAHLAR 200
5 AYRINTILARIN YAKINDAN SEÇİLMESİ GEREKEN İŞLERİN YAPILDIĞI YERLER 300
6 BÜRO VB. SÜREKLİ DİKKAT GEREKTİREN İNCE İŞLERİN YAPILDIĞI YERLER 500
7 İNCELİKLİ İŞLERİN SÜREKLİ YAPILDIĞI YERLER 1000

Termal Konfor Nedir?

Genel olarak bir işyerinde çalışanların büyük çoğunluğunun sıcaklık, nem, hava akımı gibi iklim koşulları açısından gerek bedensel, gerekse zihinsel faaliyetlerini sürdürürken belirli bir rahatlık içinde bulunmalarını ifade eder.

Çalışma ortamlarında ısı etkilenmeleri ve konforsuz ortam şartları,iş kazalarının artmasına ve verimin azalmasına sebep olmaktadır.

Kapalı bir ortam içerisinde termal konfor rahatlığının hemen farkına varılmaz, ancak bir süre geçtikten sonra hissedilmeye başlanır. Eğer termal konfor koşulları mevcut değilse önce sıkıntı hissedilir daha sonra rahatsızlık duyulur.


Nasıl ölçülür?

Ortamın termal durumunu dört bileşenin değişik oranlardaki bileşimleri aynı termal etkiyi oluşturabilir.Bu nedenle etkiyi tanımlayabilmek için er bir parametrenin ölçülmesi şarttır.

İnsanların bulundukları ortamlarda hissettikleri sıcaklık,kuru termometre ile ölçülen sıcaklık değil,fizyolojik olarak hissettikleri sıcaklıktır.

Bu sıcaklık ise;içinde bulunulan ortamdaki kuru termometre ile ölçülen sıcaklığa,ortamdaki hava akım hızı ve havanın nemine bağlı olarak oluşan sıcaklıktır. Bu üç faktörün etkisinde duyulan sıcaklığa efektif sıcaklık denir.

Termal konfora etki eden diğer faktörler ise:
  • Yapılan işin niteliği(ağır iş, hafif iş)
  • Çalışanların fiziki yapısı(zayıf,şişman…)
  • Çalışanların cinsiyeti
  • Kişinin sağlık durumu
  • Çalışma sırasında giyinme durumu